Simit’i kısırlaştırmayı aslında hiç istemedim. Ama sonunda ikna oldum. Bu ikimizin de yararına olacaktı diye düşünmüştüm. O kızgınlık dönemlerimde kitaplığımda tüm kitapları elinden geçirdikten sonra sıraya cd'lerimi almıştı. Bunların hiçbir önemi yoktu ama kızgınlık dönemlerinde sokağa çıktığında aslında bakımsızlıktan dolayı bir süre sonra ne yazık ki ölecek olan bir çok yavru kedinin doğumuna da sebep olacaktı.
Kararımı doğal yaşamın gereklerinden ve duygusal sebeplerden ötürü doğru bulmasam da yanlış olduğunu da hala düşünmüyorum, sadece ikimizin yaşadığı koşullardan dolayı verilmesi gereken bir karardı. Simit gerçi kısırlaştırıldıktan sonra azgınlığından ve dikbaşlılığından hiçbir şey kaybetmedi. Hatta bana inat bu huylarını daha bir çoğalttı. Arasıra karşısına çıkan kız arkadaşlarına pul koleksiyonu gösterme uğraşlarına devam bile etti. Kısırlaştırma sonrasında genel sağlığında ciddi sorunlar da ortaya çıkmadı, ta ki tüyleri dökülmeye başlayana dek. Önceleri bunun kedilerle oynarken oluşan çiziklerden kaynaklandığını düşündüm. Ama dökülme yerleri geçmeyince bu kez alerji üzerinde durdum. Sonunda yapılan kan testinde ortaya çıktı ki, bedeni neredeyse “sıfır oranıda” testosterone üretiyordu.
Testosteron nedir? Memelilerde bulunan bir steroid hormonudur. Erkeklerde bulunduğu gibi dişilerde de bulunur. Ama erkeklerdeki oranı kadınlara göre 30 kat fazladır. Dişilik hormonu olarak bilinen ostrojen de dişiler de olduğu kadar erkeklerde de bulunur. Aynı şekilde ostrojen de dişiler de erkeklere göre daha fazla bir orandadır. Testosteron hormonunun bir erkeğin fiziksel-cinsel gelişiminde önemli etkisi vardır. Bu hormon testislerde üretilmektedir. Üremenin olabilmesi de testosteron hormonuna bağlıdır. Yeterince üretilmemesi ya da eksikliği durumunda kısırlıktan söz edilmektedir. Cinsel duyular üzerinde etken olan ve beyinde algılanan koku aromatizasyonunun da harekete geçebilmesi için testosteron hormonuna ihtiyaç vardır. Yaşın ilerlemesi ile memeli erkeklerde testosteron seviyesi azalır. Bu seviyenin azalması kemiklerin dayanıklılığında sorunlara yol açabilmektedir. Bu yüzden yapay olarak üretilmiş testosteron ile bu seviye dengelenmeye çalışılmaktadır.
Simit'in sorunu da aynı şekildeydi. Vücudu ne yazık ki erkeklik hormonu üretmiyordu ve bunun eksikliğinden dolayı dengelenemeyen ostrojen hormonu tüylerinin dökülmesine neden oluyordu. Erkek kedinizde kısırlaştırma sonrasında benzeri belirtiler görüyorsanız öncelikle bir veteriner hekime danışmalı ve kan testi yaptırmalısınız. Kısırlaştırma sonrasında bu tür belirtiler gösteren erkek kedilerde bilinçsizce kullanılacak yapay testosteronun da ciddi yan etkileri olduğunu vurgulayalım.
Simit’in tüy dökülmesi ilaçları düzenli verildiği sürece duruyor ama ilaçlarda bir düzensizlik söz konusu olduğunda tüy dökülmesi hemen kendini tekrar ediyor. Tüy dökülmesinin bir yan sonucu da derinin açılması ve yaralanmalara karşı koruyucu zırhını kaybetmesi. Bu ise bir kedinin daha çabuk enfeksiyon kapmasına neden olabilecek tehlikeli bir duruma zemin hazırlamak anlamına geliyor.
ALINTI